Postaktivasyon Potansiyeli Nedir?

Postaktivasyon potansiyeli (PAP); meydana gelen bir kas kasılmasının, takip eden ikinci bir kasılmanın şiddetini arttıracağı üzerine bir teoridir. PAP ile ilgili çok sayıda çalışma mevcuttur ve bu mekanizma uzun süredir performans öncesi ısınma fazında özellikle patlayıcı özellikli branşlarda kullanılmaktadır. Yüksek şiddetli bir kasılma sonrası artan kas kasılma potansiyeli çeşitli branşlardaki sporculara avantaj sağlayabilecek bir uygulamadır. Postaktivayon potansiyeli, özellikle 100 m. yarışı gibi kısa süreli ve patlayıcı özellik gerektiren veya yüksek atlama veya halter gibi benzer şekilde kasılma şiddetinin önemli olduğu branşlarda kullanımı fark yaratabilecek sonuçlar ortaya çıkarabilir.

PAP’ın performansa etkisi ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan birinde (Evetovich) 12 erkek ve 8 kadın sporcuya maksimalin %85’i ile yapılan 1 tekrarlı squat sonrası yatay ve dikey sıçrama yaptırılmış. Çalışma sonunda dikey sıçrama performansında (61.9 -> 63.6 cm ) ve yatay sıçrama performansında (93.7 -> 95.9) anlamlı derecede artış görülmüş.

PAP’ın temelde etki ettiği patlayıcı kuvvet, tüm spor branşları için önemli bir özellik olsa da PAP sonrası ortaya çıkan potansiyel artış çok uzun süreli olmadığından tüm branşlar için PAP uygulaması kullanışlı görünmüyor. PAP artışı ile ilgili yapılan çalışmalara göre bu artış en yüksek 1.dk’da elde ediliyor ve bu etkinin 5.dk’ya kadar devam edebildiği görülüyor.

PAP konusunda araştırmalar çoğunlukla squat ve dikey sıçrama etkisi üzerine kurulmuş. Farklı açılarda yapılan squat sonrası dikey sıçrama performansını araştıran bir çalışmada (Esformes ve Bampouras) paralel squat ve half squat çalışması sonrası aktif dikey sıçrama yapılarak PAP etkisi araştırılmış ve sonuç olarak iki squat çalışmasının da PAP artışı sağladığı ancak paralel squat çalışması ile sağlanan artışın half squat çalışmasına göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüş (Half Squat; (36 cm. -> 40 cm.) Paralel Squat (36 cm -> 41 cm).

Suchomel ve ark.’ın yaptığı çalışmada da sporculara maksimalin %90’ında 1 tekrarlı balistik back squat ve sadece konsantrik fazda balistik olmayan half squat uygulamasından 2 dk. sonra dikey sıçrama yaptırılmış ve PAP incelenmiş. Çalışma sonunda balistik uygulanan squat sonrası, kontrol ve balistik olmayan gruba göre daha yüksek sıçrama yüksekliği değeri görülmüş. (Kontrol 32 cm -> 32 cm., Balistik: 32 cm. -> 34 cm., Balistik Olmayan: 32 cm. -> 32 cm.)

Power clean çalışmasının sprint çıkışındaki etkisini biliyoruz. Power clean sonrası sprint performansını araştıran bir çalışmada 13 rugby sporcusuna maksimalin %90’ında 1 tekrar back squat veya power clean uygulatılmış ve uygulama öncesi ve 7 dk. sonrası 20 m. sprint performansları test edilmiş. Çalışma sonunda iki grupta da sprint süresi performansında artış görülmüş Back Squat: 3.28 s. -> 3.21s.) , Power Clean: 3.26 ->3.16 s , Kontrol: 3.31 s. -> 3.30 s.) İki uygulama arasındaki değerlendirmede ise power clean uygulamanın squat uygulamaya göre sprint süresi performansında anlamlı artış sağladığı görülmüş.

Postaktivasyon Potansiyeli Nasıl Oluşuyor?

Uyarım gücündeki bu artışın nedenleri ile ilgili farklı teoriler bulunuyor. Bunlardan biri kastaki bu potansiyel artışın nedeni olarak miyozin düzenleyici hafif zincir fosforilasyonunu gösteriyor. Buna göre kastaki yüksek şiddetli kasılma takip eden ikinci kasılma sırasında aktin-miyozin etkileşimini sarkoplazmik retikulumdan salınan kalsiyuma daha duyarlı hale getirerek çapraz köprülerin daha hızlı bağlanmasını sağlıyor.

Bir diğer teoriye göre bu etkinin artan nöral aktivite ile harekete katılan motor ünite sayısındaki artış ve presinaptik inhibisyonun azalması ile oluştuğu öne sürülüyor. Çalışmalarda yüksek tetanik uyaran frekansları ile oluşan maksimum istemli kasılmalar sırasında aktive edilmiş motor ünitelerin uyarımlardan sonra, sinir hücreleri arasındaki sinaptik kavşaklarda uyaran iletiminin etkinliğinin birkaç dakika boyunca devam ettiği gösterilmiş.

Diğer bir teoriye göre ise bu artış kasılma sonrası kastaki pennasyon açısındaki değişimden kaynaklanıyor. Bu teoriye göre ise postaktivasyon potansiyelindeki artış mekanizmalarından biri de ön yüklemeler sonrası kasların pennasyon açısındaki değişimdir. Pennayson açısındaki azalma tendonlara aktarılan kuvvetin artışını sağlayarak mekanik avantaj yaratmaktadır.

AtletikNet©