Pahalı Transferler Çin’de Futbola İlgiyi Arttırmıyor

Uluslararası futbol müsabakalarının ülkeler arasında “savaşlar” olarak görüldüğünü söylemek yanlış olmaz. Bu durum göz önüne alındığında, hemen hemen bütün büyük ülkeler, dünya sahnesindeki “futbol gücünü” artırma hedefindeler (BBC, 2006). Ülkeler aynı zamanda futbolun vatandaşlarının toplumsal birlikteliğini teşvik eden rolünü önemsiyorlar (Sanders 2014). Bu tür sosyal etkilerinin yanısıra futbol, ​​profesyonel futbol kulüpleri ve liglerin genişlemesi  ile en yaygın ve en karlı eğlence türlerinden biri haline gelmiş durumda. İngiltere Premier Liginin ülke içi yayın haklarının 2016-2019 yılları için tam 7 milyar 292 milyon Euro bedelle satılmış olması bunun en net göstergesi.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, muazzam sosyal ve ekonomik dinamikler ışığında, yükselen bir süper güç olan Çin de bir futbol ülkesi olma hedefini harcadığı paralarla gösteriyor. Bununla birlikte, düzensiz, sistematik olmayan ve planlanmamış politikalar ve uygulamalarla şike ve rüşvet skandallarıyla boğuşan Çin’in futbol yükselişini hem yurtiçinde hem de uluslararası alanda ilerletmesi zorlu bir süreç gibi görünüyor.

Çin’de ekonomik reformun ve dışa açık politikanın başlatılmasından önce, devletin futbolun geliştirilmesine verdiği destek son derece kısıtlıydı. Bununla birlikte, ekonomik, siyasi ve sosyal dönüşümlerin ardından Çin’in büyümekte olan gücü ve hızlı sosyal değişimi, ülkede futbolu canlandırmak için de ülke yöneticileri ve vatandaşlar arasında istek yarattı. 1990’da Çin futbol reformlarını hayata geçirdi ve dört yıl sonra ilk profesyonel futbol ligini kurdu. EPL’yi taklit ederek, eski en üst düzeydeki Çin Futbol Federasyonu (CSA)  Jia-A Ligi, yeni kurulan Çin pazarına yönelik ekonomiye girme ve ligin bir örnek olarak gösterilmesi amacıyla Chinese Super League (CSL) olarak yeniden markalaştırıldı. Ancak gerçekleştirilen bu spor reformlarına rağmen CSL, başarılı bir reform modeli haline gelemedi. Aksine 2000’li yılların sonlarında şike iddiaları ve idari yolsuzluk sorunlarıyla dibe çöktü.

CSL, lekelenen imajını düzeltmek için, spor tarihindeki yolsuzlukla ilgili en kapsamlı operasyonu başlattı ve bir çok üst düzey futbol yetkilisi ve bir dönemin önemli hakem ve oyuncuları hapse girdi. Çinliler, ligin itibarını yeniden kurma çabası olarak İngiliz futbol efsanesi David Beckman’la Çin Ligi’nin futbol elçisi olarak anlaştı.  Hükümetin spor endüstrisine yatırım çağrısının ardından CSL kulüpleri çığır açan harcama çılgınlığına başladı.  Bununla birlikte, futboldaki önemli kaynaklara rağmen, Çin milli takımı uluslararası düzeyde istenen başarıyı yakalayamadı. Çin milli takımı şu an itibarıyla FIFA dünya sıralamasında Gabon’un hemen üzerinde 86.sırada bulunuyor.

Çin futbolu, milli takımın istenen başarıyı yakalayamaması ve profesyonel liglerindeki rüşvet ve şike geçmişinden dolayı uzun yıllardır istediği seviyeye ulaşamadı. Çin’in futbol sistemindeki yolsuzluklarla mücadele etmek için uyguladığı temizlik operasyonu ve Çin Süper Ligi’nin kalitesini arttırmak için yaptığı pahalı oyuncu  transferlerinin de Çin’de futbolun gelişmesine yeterli katkıyı sağlamadığı görülüyor.

Çin futbolunun sadece pahalı yabancı futbolcuların transferi ve uluslararası reklam çalışmaları ile bir noktaya kadar gelişebileceği aşikar. Ancak bir ülkede futbolun geleceği yalnızca transfer edilen pahalı yabancı oyunculara bağlı olmamalı. Özellikle CSL kulüplerinin profilini geliştirecek, Çin ulusal takımının kötü durumunu tersine çevirecek ve Çin futbolunu canlandıracak uzun vadeli ilerleme planının anahtarı, genç Çinli yeteneklerin geliştirilmesine yardım etmek ve futbol nüfusunu artırmaktır(Gong).Bununla birlikte Çin’de futbol  oynayan gençlerin sayısını araştıran bir bir çalışmada; 1990’lı yıllarda, 600.000 genç, 2000-2005 arasında yalnızca 180.000 genç , 2010 yılında ise sadece 7.000 kayıtlı genç oyuncu ile kabaca 100.000 genç futbol içinde yer almış(Luo, 2010).

Çinli bilim adamı Tyreal Yizhou Qian da Çin futbolunun durumuna yönelik bir çalışma yürütmüş ve Çinli gençlerin futbola bakış açısını incelemiş. Quian’ın çalışmasının ana amacı, Çinli gençlerin Çin futboluna ve Çin Süper Ligi’ne (CSL) olan ilgisini tatmin seviyelerine göre incelemekmiş. Çalışmaya katılanlar Çin’in 5 büyük coğrafi bölgesini temsilen bu bölgelerde yaşayan öğrencilermiş.

Çalışma, Çinli gençler arasında Çin futbolu ve Çin Süper Ligi’ne genel olarak ilgi olmadığını göstermiş. Çalışmada Çin futbolu için gençlerin tutkusunun olmamasının nedenleri üzerine tartışmalar yapılmış ve pazarlama stratejisinin etkinliğini ve verimliliğini artırmak için önerilerde bulunulmuş.

Gençlerin ilgisizliğinin temel nedenlerinde biri Çin milli takımının başarısızlığı olarak gösterilmiş ve bu durumun düzeltilmesi için ülke genelinde bir yetenek havuzu oluşturularak yetenekli Çinli futbolcuların yetiştirilmesinin gerekli olduğu belirtilmiş. Çin’de gençlerin idolü olabilecek Çinli futbolcular olmadığı ve bu durumun futbola ilgiyi azalttığı ifade edilmiş.Bununla birlikte Çinli gençler Çin Ligi’nin skandallarla parçalanmış bir dizi düşük kaliteli ürün ve hizmetten başka bir şey olmadığı görüşündeymiş.

Çin futbolunun başarıdan yoksun olduğu yıllarda büyümüş olan Çinli gençler, futbola yönelme konusunda şüpheciler. Çin’deki futbolun günümüzdeki durumu, profesyonel bir sporcu olarak kariyer yapmaya başlamanın güvenli olmayan bir gelecek olarak algılanmasına neden oluyor.Son yıllarda yabancı oyunculara harcadığı paralarla gündemde kalan Çin Süper Ligi de, gençlerin futbola yönelmesi için yeterli ilgiliyi uyandıramamış durumda.

Çin’de 1978’de şehirlerde yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 17,9 seviyelerindeyken, 2013 sonunda bu rakam yüzde 53,7 seviyelerine yükseldi.  Hızlı ekonomik büyüme ve kentleşmenin sonucu olarak sosyal etkinliklerin de artması ile Çin’de büyük bir spor tüketicisi pazarı da oluşuyor ancak sadece yabancı futbolcu ithalatı ile iç pazarda müşteri bulmak kolay olmayacak gibi görünüyor.

 

KAYNAK:Qian, Tyreal Yizhou, et al. “When the future of Chinese soccer is at stake: Chinese youth’s attention, involvement and satisfaction.” International Journal of Sports Marketing and Sponsorship 18.1 (2017).

AtletikNet©